2016 Ekim sayısında Mistik Dans, Pozitif Dergisi'ne konuk oldu.

Aşağıda, röportajın tam metinini bulabilirsiniz ancak bir elinize dergiyi, bir elinize çayınızı alırsanız keyfiniz bambaşka olacak :)

 

Mistik Dans nedir?
Mistik; gizemli, sırlarla dolu olan demek. Bu ifade, dans ile birleşince, kendi sırlarına dans aracılığıyla eriştiğin, özünü keşfettiğin bir hale dönüşüyor. Tüm gizemli şeylerde olduğu gibi bunu akılla anlamak ya da kelimelerle anlatmak yetersiz kalıyor. Deneyimledikçe herkes kendi hislerini yaşıyor, sezgilerini uyandırıyor. Sonuç olarak en basit ifadeyle Mistik Dans, kendini, dişiliğini, bedenini keşfettiğin bir yöntem. 

Mistik Dans nasıl bir dans? Biraz bahsedebilir misiniz?
Çok keyifli, oyuncu, yaratıcı, teslimiyetçi, rahatlatıcı, renkli, farkındalık dolu, dişil enerjili, bol keşifli… Daha pek çok şey sayabilirim :D

Neden Mistik Dans çünkü Mistik Dans’ta kendimizle, özümüzle buluşuyoruz. Unuttuğumuz, derinlere gömdüğümüz yanlarımızı hatırlıyor, belki de henüz hiç tanışmadığımız yanlarımızla tanışıyoruz. Aslında Mistik Dans sırasında kendimizle aşk yaşıyoruz. Duyularımızı canlandırıyor, bedenimizi gevşetiyor, kalplerimizi sevgiye, rahimlerimizi yaratıcılığa açıyoruz. Zihinden bedene, bedenden ruha dönüyoruz. Deneyimimizi derinleştirebilmek için aynı zamanda çeşitli araçlar (simler, tüller, mumlar, vs), semboller, ritüeller, meditasyonlar kullanıyoruz. Teslimiyeti deneyimlemeye, eril ve dişil dengemizi kurmaya başlıyoruz.

Dans bana göre önemli bir terapi yöntemi. Mistik Dans’ta da içimize dönüyor ve kendimizi, duygularımızı içimizden dışımıza doğru, dansla ifade ediyoruz.

Mistik dans ile tanışmanız ne zaman ve nasıl oldu?
Dansa ilgim olması ve kadınlara yönelik bir şifa çalışması olması sebebiyle, bundan 8-9 yıl önce abim Hakan Arabacıoğlu'nun bana gönderdiği bir mail sayesinde tanıştım Mistik Dans’la. Mistik Dans’ın yaratıcısı Monika Nataraj’ın İstanbul’da iki günlük bir hafta sonu workshop’ı vardı. Büyük bir heyecanla katıldığım çalışmasından ve Monika’dan çok etkilendim. Kalbime dokunan bu çalışmadan birkaç yıl sonra Monika’nın Tayland’da ilk kez açtığı 6 haftalık Mistik Dans Eğitmenlik Eğitimi’ne, ardından Hindistan’da Lorraine Taylor ile birlikte yürüttüğü Mistik Yogini Eğitmenlik Eğitimi’ne katıldım. Monika her sene Türkiye’ye gelmeye ve 2011 yılında açtığım Koza Dönüşüm ve Özgürleşme Merkezi’nde de workshopl’lar vermeye devam ediyor.

Sizi etkileyen bu dansın sizde yarattığı duygular için neler söylemek istersiniz?
Monika’nın ilk workshop’ından çıktığımda, İstiklal Caddesi’nde yürürken ışıldadığımı ve sanki herkesin bana baktığını hissettim. Bu müthiş bir duyguydu. İçindeki senin ışıltısını dışarıya yaymak ve bunun fark edilmesi. Gerçek sen ile temas etmek. Kadınlığını, dişiliğini, kendi potansiyelini, özünü hatırlamak… İçimde büyük bir coşku, mutluluk ve keyif vardı. Halen de gerek Monika’yla buluşmalarımızda gerekse kendi yaptığım çalışmalarda tüm bu duygularla birlikte içimde huzur ve şükran duyguları uyanıyor. Fark ettiklerim sayesinde hayatım değişiyor, güzelleşiyor.

Monika Nataraj'dan bahsedersek ilk ders tecrübenizde neler hissettiniz?
Monika, benim için enerjisi inanılmaz yüksek, ışık dolu ve çok yumuşak bir eğitmen. Kendin olmana alan açan, çeşitli yöntemler ve araçlarla arzu ettiklerini ortaya çıkartmana, kalbini açmana, tuttuklarını bırakmana, dönüşümünü gerçekleştirmene yardımcı olan bir aracı. Katıldığım ilk workshop’ta kendimle yüzleştiğim yanlarım oldu. Fark ettiklerimi gördükçe şaşırdım. Kendimi ve ışıltımı unuttuğumu anladığımda üzüldüm. Derinlerdeki ben ile yeniden karşılaşınca sevindim. Korkularım, kızgınlıklarım, hüzünler, keşkeler, onlarla da tanıştım. Bana benim farklı yanlarımı, bendeki güzellikleri gösteren, bana ayna olan kadınlarla birlikte yeniden canlanmaya başladım. İçimdeki enerjiyi uyandırdıkça mutlu oldum, sevindim, şükran ve coşkuyla doldum. Ağlamalı, gülmeli, göbek atmalı, kimi zaman ateş ve toprak enerjisiyle yüksek ritimli danslar, kimi zaman daha yumuşak, hava ve su elementleri ile bedeni yumuşatan danslar vardı. Yalnızca kadınların bulunduğu bir ortamda farklı kadınları ve kadınlığın farklı yanları ile buluşmak keyifli ve öğreticiydi.

Sonuç itibariyle insan bu tip çalışmaların içinde halden hale girebiliyor. Herkes aynısını deneyimleyecek diye bir şey yok. Kendini rahat bırakabildikçe, her halini kabul ettikçe daha da doğallaşıyor, geçek sen oluyorsun. İçinde olduğun halden, yaşadığın andan keyif almaya başlıyorsun.

Mistik Dans’ın dişi potansiyelimizi kucakladığını ve kendi güzelliğimizi keşfetmemizi sağladığını belirtiyorsunuz. Ne gibi farklılıklar sağlıyor?
Bedenimizi, duygularımızı, dişil yanlarımızı fark etmemizi sağlıyor. Unuttuğumuz, bastırdığımız belki de hiç bilmediğimiz yanlarımızı ortaya çıkartmamızı sağlıyor. Dişiliğin yalnızca dış görünüşle, seksapelle alakalı olmadığını fark ettiriyor. İçimizdeki şefkati uyandırmayı, kalbimizi daha çok sevgiye, rahmimizi daha çok yaratıcılığa açmamızı sağlıyor. Rahatlamayı, anda olana dönmeyi sağlıyor.
İnsanı zihinden bedene ve ordan ruha, eril yandan dişille olan bağlantıya geçiriyor. Yapma halinden olma haline ve bu ikisinin dengesini kurmaya yöneliyorsun. Gerçekten kalbinin derinliklerinde, özünde ne arzuladığını fark ediyorsun. Duygularının, hislerinin senin bir parçan olduğunu kabul ediyor ve ifade etmeyi hatırlıyorsun. Kendinle kopmuş olan bağlarını yeniden bulup güçlendiriyorsun ve bunun mutluluğu, huzuruyla ışıldamaya başlıyorsun. Bu ışıltı yaşamına ve etrafına yayılmaya başlıyor.

Bu dans sayesinde dişi olmayı daha çok sevdiğimiz doğru mu?
Evet kesinlikle! :) Dişil yanımızı yeniden hatırlayıp ondan keyif almayı deneyimledikçe dişi olmayı daha çok sevdiğimiz doğru. Sadece 'olma' haline izin vermek, bizi o kadar rahatlatan bir şey ki. Özellikle İstanbul'da, büyük şehrin koşturmacasında kendimize büyük beklentiler koyduğumuzda, mükemmel olmaya çalıştığımız, şekilciliği önemseyerek aslında olmadığımız bir ben yaratıyoruz.

Yıllarca kurumsal şirkette, erkek egemen bir ortamda çalışırken iyice bastırdığım, kapattığım, göstermekten ve görmekten kaçtığım dişil yanımı, özellikle Mistik Dans’la yeniden keşfetmeye başladım. İçimdeki ışıltıyı, potansiyeli ortaya çıkartmayı. Bedenimizde sağ ve sol yanlarımız sırasıyla eril ve dişil yanlarımızı temsil ediyor. Bu iki tarafın dengesini oturtmak tüm yaşamımızda dengeli, mutlu ve huzurlu olmayı sağlıyor.

Ya da kendimizi daha seksi mi hissediyoruz?
Onu da hissedebiliriz elbette. Özellikle toplumumuzda bu en çok bastırılan, yozlaştırılan alanlardan. Medyanın  seksi görünmek ile ilgili bizlere aşıladıkları var: topuklu ayakkabı veya dekolte giymek, kırmızı ruj sürmek gibi… Mistik Dans ile kendi doğamıza ve doğallığımıza dönüyoruz. Bu elbette bir süreç. Bu sürecin içinde kendi seksapelimizin farkına varmamız ve doğal güzelliğin asıl olan cazibe olduğunu anlamamız mümkün.

Ruhun özgürleşmesi ile dişi enerjinin birleşmesi sayesinde ortaya çıkan duyguyu nasıl tanımlarsınız?
Bu bir oluş hali, bunu kelimelerle tanımlamak gerçekten zor. Herkes kendine göre farklı bir şekilde ifade edebilir. Benim için yok olma, zamanın ve mekanın içinde kaybolma, tüm varlığının evrenle, bütün varoluşla bir olduğunu hissetme, olabildiğince büyük bir genişleme hissi.

Kaç ders sonunda alışkanlıklarımızı ve ezber kalıpları bir kenara bırakıp ruhumuzun feminen yanını ortaya çıkartabilir, daha dişi bir hale gelebiliriz?
Bunun bir kuralı olmadığı için şu kadar derste olur diye bir tanımı da bana göre yok. Her derste, her çalışmada farklı bir yanını keşfedip kendini açabilirsin. Aynı uygulamayı bile yapıyor olsan bir sonraki seferinde daha derin bir açılım yaşayabilirsin. Bu tamamen insanın kendini ne kadar açtığı, zihinden uzaklaşıp kendini rahat bırakabildiği ile ilgili. Dönüşüme ve şifaya niyet etmekle ilgili.

'Ben dans edemem' diyenler için dersin şeklinden biraz bahsedebilir misiniz?
Herkes kendi bedeninin ve zihninin izin verdiği ölçüde dans edebilir. Mistik Dans’ta bir kural bir kalıp yok, ruhunun özgürce dansı da burada ortaya çıkıyor. Başlangıçta keyifli bir tanışma, bizi iç yolculuğumuza hazırlayan ritüeller ve niyet sonrasında, yaptığımız ısınma egzersizleri ile kadın ve dişiliğin kutsal sembollerinden olan çember ve sonsuzluk işaretlerini deneyimliyoruz bedenimizde. Daha yılansı ve su gibi akışları deneyimliyoruz. Bunlar, daha yumuşak akışa ve rahatlamaya, uyanışa doğru açıyor bizi. Sonrasında da o derse özgü bir tema belirlenmişse, o doğrultuda çeşitli uygulamalar yapıyoruz. Bazen tüller, mumlar, mistik objeler, elementler, rehberlik kartları gibi araçlar kullanarak bu uygulamaları besliyoruz.

Bundan yıllar önceki ilk workshop’ıma katılan bir katılımcının “Böyle dans etmek için iki kadeh bir şey içmem gerektiğini düşünüyordum, aslında hiç gerek yokmuş” demesi, dans edemem diyen birinin ruh halini güzel tanımlıyor sanırım :)

Derse nasıl gelmeliyiz? Rahat kıyafetlerin dışında nelerle desteklemeliyiz?
Hareketi engellemeyecek ya da zihni meşgul etmeyecek rahatlıkta kıyafetler giyilmesi dans ederken kıyafete takılmamak açısından bence önemli  Onun dışında uzun ve geniş etekler hoş ve feminen bir hava katıyor. Kendinizi dişi hissedeceğiniz herhangi bir kıyafet ya da aksesuar da sizi desteklemesi açısından faydalı olabiliyor, yaratıcılık size kalmış :D (seksi bir iç çamaşırı, bilezik, yüzük, saça iliştirilen bir çiçek, Shakira kemeri vb. her şeyi kullanabilirsiniz.)

Katılımcıların ders öncesindeki ve sonrasındaki duygu değişimi genelde nasıl oluyor?
Katılımcılar dersten önce meraklı, heyecanlı, bazen gergin ve endişeli, daha çok zihinde bir halde olabiliyorlar. Ders bittikten sonra ise rahatlamış, gevşemiş, kendisiyle bütünleşmiş, duygularıyla buluşmuş, halden hale geçmiş, çeşitli farkındalıklar yaşamış, aşk dolu bir halde olabiliyorlar.

Ders sonunda ilk söyledikleri kelime ne oluyor?
Huzur, bütünlük, birlik, aşk, sevgi, mutluluk, heyecan, güzellik, coşku gibi kelimeler dökülüyor kalplerden.

'Dans etmek için elinizi kalbinize koyun ve ruhunuzun sesini dinleyin.' Eugene Louis Faccuito dediği gibi ruhumuza Mistik Dans’ın faydasının devam etmesi için neler yapmalıyız?
Evde müziğinizi açıp kendinizi içinizden gelene bırakın ve dans edin :) İhtiyaçlarınızı dinleyin, sezgilerinizi açın ve hissedin. Yaşamınızı dans edin. Yaşamla dans edin :)

Mistik Dans yapmak isteyenler size nasıl ulaşabilir? Etkinliklerinizi nerelerde yapıyorsunuz?
Etkinlikleri kendi merkezim olan Koza Dönüşüm ve Özgürleşme Merkezi ile çeşitli kişisel gelişim, Yoga ya da kadın farkındalık merkezlerinde gerçekleştiriyorum. Kadınlara yönelik kurumsal etkinlik talep edenler ile özel organizasyonlar da yapabiliyoruz. Katılmak isteyenler etkinlikleri www.mistikdans.com sitesinden takip edebilirler. Dişiliğini, kendini keşfetmek isteyen, dansı seven tüm kadınlar, gelin birlikte dans edelim. ;)
 

 

Son bir kaç yıldır denize kendimi bıraktığımda çok ilginç ve keyifli deneyimler yaşıyorum. Bugün de yine benzer bir şekilde, denizin içindeyken önce, denizin rahimdeki sevgi dolu bir su olduğu düşüncesi geldi ve kendimi o sevgi suyunun içinde anne karnındaki gibi huzurlu, şefkatle, boşlukta bıraktığımı fark ettim. Sonra her yanımı saran o sevgiyle yıkandığımı hayal ettim. Ardından hafif hafif o boşlukta yavaş ve yumuşak hareketlere açtım kendimi. Denizin yuzeyindeki minik dalgalara uyum sağlayıp onlarla birlikte dans etmeye başladım. Birden Monika'nın da Mistik Dans çalışmalarında ya da farklı dans öğretilerinde karşılaştığım gibi "su gibi dans etme"yi suyun içinde, su ile birlikte deneyimledim... Su ile bir olmak, su gibi akmak, bedenin o eşsiz, yumuşak salınımları... Nasıl oyuncu, nasıl keyifli bir hal... Denizle aşk yaşamak böyle bir şey olsa gerek dedim.

Bu deneyimi takiben aklıma şu düşünceler geldi:
Acaba insanlar kendini bu hislere açıyor mu? Denize giren herkes farklı bir deneyim yaşıyor. Kimisi benim gibi hissediyor belki, kimisi sadece bir ıslanıp çıkıyor. Kimisi formunu korumak ya da bir yarış için belli bir kulaç sayısını tutturarak yüzüp başarısıyla mutlu oluyor. Kimisi belki sadece yıkanmak, kimisi serinlemek için giriyor. Belki fizik hareketleri uyguluyor birisi denizde doktoru tavsiye ettiği için... ve daha pek çok farklı yaşamın deneyimleri, aynı denizin içinde birleşiyor. Kimse o an bir diğerinin deneyiminin nasıl bir şey olduğunu birebir bilmiyor kendi deneyimini yaşarken ve hissederken.

Aynı denizde, hangi niyetle yüzüyorsak o hal ile halleniyoruz... Yaşamın içinde de aynı şeyi yapıyor gibi görünsek bile herkesin yaşadığı deneyim farklı. Kimi daha çok zihinde, kimi daha çok bedende ya da hislerde. Dilerim ki o aşk olup bırakabilme halini yaşamlarımızda daha çok deneyimleyebilelim.

Sevgiyle

Tekrar Merhabalar,

İstedim ki, Mistik Dans´ı bir de deneyimleyenlerden dinleyin :) Geçen sezon benimle birlikte bu yolculukta olan öğrencilerden ikisinin deneyimlerini paylaşmak istiyorum sizlerle. İşte sorduğum sorular ve onların sansürsüz yanıtları. Sizlere ilham vermesi dileğiyle :)

1. Sizce Mistik Dans nedir?

Meltem: Uyanış, kişinin kendisi hakkındaki farkındalığının gelişimi.

Hanife: Varoluş, kozmik dans, ruhun ifadesi, Tanrı ile bir olmak senin de dediğin, gökyüzü ile yeryüzü arasında köprü olmak.

2. Mistik Dans çalışmalarının en sevdiğiniz yanı nedir?

Meltem: Bu çalışmalarda hem bedenim hem de müzik birlikte var oluyorlar.

Hanife: Her gün yeni bir keşif yapmak. Gizemli bu yolda dans ile devam etmek.

3. Sizi bugüne kadar en çok etkileyen egzersiz hangisi oldu? Ne şekilde?

Meltem: Dişil ve eril yanlarımızla yaptığımız dansın ardından, aralarındaki ilişkiyi ve diyalogların farkına varmam, ne şekilde etkiledi dersem; aslında bildiğim ama sürekli göz ardı ettiğim her iki yanım arasındaki kopukluk ve eril yanımın dişil tarafımı acımasızca hırpalamakta olduğunu son derece yumuşak bir yöntem kullanarak çarpıcı bir şekilde farkına varmam.

Hanife: Tüllerle yaptığımız çalışma beni etkiledi, görsel bir şölendi. Çiçek dansı da ruhumu keyiflendirdi. Bir de her gün yaptığımız sevgi kucaklaması beni etkiliyor. Sevgi enerjisini hissediyorum.

4. Mistik Dans hayatınıza neler kattı?

Meltem: Bedenimle ilgili olumlu bir uyanış içindeyim.

Hanife: Dişi enerjimin farkına varma, denge, zerafet, hayata su gibi akmayı, bedenime hak ettiği ilgiyi vermeyi, gözlerimi kapadığımda bile renklerin dansını görmeyi :)Unutmadan tavus kuşu tüyleri :)))) Bir de hayatıma iki güzel insan Meltem ve Hande'yi kattı.

5. Mistik Dans yapmaya başladıktan sonra kendinizde (bedensel olarak ya da yaşamınızın içinde) farkettiğiniz herhangi bir değişim var mı? Varsa neler?

Meltem: Yukarıda bahsettiğim gibi, bedenimle ilgili olumlu uyanışım benim için son derece önemli, zira daha önce bedenimi beğenmez, onu sürekli saklamaya gayret ederdim, düğünümde bütün gece hiç oturmadan dans ettim, kendi videomu izlediğimde adeta büyülendim, zira, başlamış olan bu uyanışı somut bir şekilde gözleme şansım oldu, yani, mistik dans hayatıma barış ve zerafet içinde özgüven, sevgi getirmiş...

Hanife: Hareketlerim daha zarifleşti ve kendimi daha özgür ve mutlu hissettirdi. Kendi doruğuma çıkmamı sağlıyor.

 

Siz de kendi deneyimlerinizi yeni sezondaki derslere katılarak paylaşabilir, kendinize ve hayatınızdakilere ilham olabilirsiniz.

Sizce Mistik Dans nedir?
Varoluş,kozmik dans,ruhun ifadesi,Tanrı ile bir olmak seninde dediğin gökyüzü ile yeryüzü arasında köprü olmak.

Mistik Dans çalışmalarının en sevdiğiniz yanı   nedir?
Hergün yeni bir keşif yapmak.Gizemli bu yolda dans ile devam etmek.


Sizi bugüne kadar en çok etkileyen egzersiz hangisi   oldu? Ne şekilde?

Birde hergün yaptığımız sevgi kucaklaması beni etkiliyor.Sevgi enerjisini hissediyorum.
Tüllerle yaptığımız çalışma beni etkiledi görsel bir şölendi.Çiçek dansıda ruhumu keyiflendirdi.

Mistik Dans hayatınıza neler kattı?
Dişi enerjimin farkına varma, denge, zerafet, hayata su gibi akmayı,bedenime hak ettiği ilgiyi vermeyi, gözlermi kapadığımda bile renlerin dansını görmeyi :)
Unutmadan tavus kuşu tüyleri :))))
Birde hayatıma iki güzel insan Meltem ve Hande'yi kattı.

Mistik Dans yapmaya başladıktan sonra kendinizde   (bedensel olarak ya da yaşamınızın içinde) farkettiğiniz herhangi bir değişim   var mı? Varsa neler?
Hareketlerim daha zarifleşti ve kendimi daha özgür ve mutlu  hissettirdi.Kendi doruğuma çıkmamı sağlıyor.

Mistik Dans'ı başkalarına ne şekilde tavsiye ediyor,   anlatıyorsunuz?
Bu gizemli yolculuğu ister istmeden anlatıyorum insanın hareketlerine ve düşüncelerine yansıyor.

Mistik Dans'ı daha çok katılımcıya ulaştırabilmek için   tavsiye edebileceğiniz yöntemler, duyuru noktaları, kişiler, alanlar var mı?   Varsa neler?

Paylaşmak istediğiniz diğer konular, geliştirilebilecek   alanlar?
Benim isteğim dans ettiğimiz günlerde 3 veya 5 dk  dans kareografisi oluşturmamızı istiyorum.


Merhabalar :)

Sitenin bu bölümünü aslında bi blog gibi zaman zaman yaşadıklarımı, tecrübelerimi, paylaşmak istediklerimi sizinle paylaşmak için oluşturmuştum. Uzun bir aradan sonra şimdi yazma zamanı :)

Bu yıl Mistik Dans sezonumuzu hayırlısıyla, yarınki (11 Eylül Salı akşamı) tanıtım dersiyle açıyoruz. Umarım gelenlerdensinizdir yoksa çok şey kaçıracaksınız :) Tanıtım dersinde, eşsiz bir çalışma olan Mistik Dans'ın ne olduğundan, benim uyguladığım Mistik Dans derslerinin içeriğinden ve bu yıl paylaşacağım 20 haftalık programın nelerden oluştuğundan bahsedeceğim. Tabii ki karşılıklı sohbet havasında bir birliktelik olacak. Onun ötesinde bir tat bir doku verebilmek için de ısınma egzersizleriyle bir giriş yapacağız Mistik Dans'a :)

18 Eylül´den itibaren iseee, kendinizi ve kadınlığınızı keşfe doğru, daha derinlere inmeye hazır olun! Sürprizlerle dolu, eğlenceli, pek çok farkındalığa kapı açan derslere hoşgeliyorsunuz.

En kısa zamanda görüşmek ve paylaşmak dileğiyle, sevgiyle kalın.
Hande

Merhabalar,

Uzun bir zamandır paylaşımlarıma ara vermiştim. Aslında hafta içi yaptığımız derslerle ilgili notlarımı da bir ara yazmak isterim. Şimdiki heyecanım ise bambaşka :)

Geçtiğimiz Cuma akşamı, Naturel 2011 - Ruh, Beden, Zihin Sağlığı Festivali'nde bir workshop yaptım. Adı: "Kalbinizin Bahçesinde Dans Edin". Günlerce süren hazırlığımın ardından her şeyin düzgün gitmesi için dua ediyordum. Zaten bir hafta öncesinde, sevgili arkadaşım Çimen'le prova yaparken, içerik tamamen kafamda oturmuştu. Kendisine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Yine de son dakikada, sınava hazırlanan bir öğrenci gibi hala notlarımı gözden geçiriyor, ses sisteminin düzgün çalışması için her türlü hazırlığı yapıyordum. Allah'a çok şükür, çalışma o kadar keyifli geçti ki! Yaşlı bir teyzeden tutun da genç arkadaşlara kadar çok farklı yaş gruplarından 30'u aşkın katılımcı vardı.

Peki ne yapmıştık?
Önce nefesimizle birlikte kendi içimize, kalbimizi dinlemeye döndük. Sonra kalbimizin kocaman bir bahçe olduğunu ve onun içinde olduğumuzu hayal ettik. Gözlemledik... İmgeleme çalışmamızın ardından hep birlikte ayağa kalktık ve kendi kalp bahçemizi yaratarak içinde dans etmeye başladık. Birikmiş ne varsa, kızgınlıklar, öfkeler, kıskançlıklar, ego, vs, hepsinden kalbimizi arındırdık ve yerine sevgi, mutluluk, neşe, huzur, şükür tohumları ektik. Sonunda gül bahçesine dönmüş bir salonumuz vardı, herkesin içinde mutluluk dansı yaptığı, sevgiyi, huzuru paylaştığı, şükredebildiği...Üstelik katılanlar adına, Tema Vakfı'na yapacağımız birer fidan bağışı da hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek üzere atılacak bir diğer adımdı. 

Bu çalışma ile kalbinin bahçesine yolculuk edip benimle birlikte dans eden ve bana bu güzel geceyi yaşatan herkese can-ı gönülden teşekkür ediyorum.

Hep gül düşünün, gülistan olun. Sevgiyle.

23 Temmuz'da gerçekleştirdiğimiz ilk 4,5 saatlik çalışma çok keyifli geçti. Eğitimciliğe soyunduktan sonra verdiğim ilk derslerde bana katılımcılardan bazılarının "Hocam" diye hitap etmesi hem çok hoştu hem de alışık olmadığım bir durumdu. Ne de olsa onlar hem öğrencilerim hem de öğretmenlerimdi. Ders boyunca (ve belki de sonrasında) birbirimizle bir veriş-alış halindeydik, birbirimizin "hoca"sıydık aslında...

Ne yazık ki bu derste fotoğraf makinesi azizliğine uğradığım için ancak dersin kısıtlı bir bölümünde cep telefonu ile çekmeyi akıl edebildik. :) Fotoğraflar yalnızca o günkü ders içinde, Thai tırnakları ile yaptığımız egzersizin bir bölümünü yansıtıyor. O nedenle Mistik Dans deyince kafanızda yalnız bu görüntü oluşmasın. :)

Ders sonunda gelen geribildirimler beni çok mutlu ve motive etti. Bunlardan bir kaçını "Ne Dediler?" bölümünde bulabilirsiniz. Bundan sonraki eğitimlerde bu keyifli yolculuğu birlikte paylaşmak dileğiyle...

View the embedded image gallery online at:
http://www.mistikdans.com/paylasimlar.html#sigFreeId551deaa446

Mistik Dans, Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği üyelerine özel, aylık olarak yayınlanan BUMED Dergisi Temmuz 2011 sayısında, Camiadan Haberler bölümünde yerini aldı. :)

Dergiyi okuyamadıysanız haberi aşağıda, derginin tamamını ise bu linkte bulabilirsiniz. 

Geçenlerde sevgili Alper Akçay'ın bir eğitimine katıldım. Kalbin Dansı adlı bir atölye çalışması yapıyor ve Sema -  Semah konularında sizlere kapılar açıp farklı yapılış ritüellerinden bahsediyor. Kendisi çok paylaşımcı bir insan ve bu yolda sevgiyle, gönlünden hissederek yürüyor. Önümüzdeki dönemlerde kendisiyle Koza'da birlikte çalışmalar yapabiliriz, ne dersiniz? :)www.alperakcay.com

Ayrıca Sema ile ilgileniyorsanız sizlere bir de Sufi Kampı'nı duyurmak istiyorum. Tümata (Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu) 'nın Yalova'da düzenlediği ve bu sene 66 gün-gece boyunca sürecek olan bir etkinlik. İlgilenirseniz detayları http://www.tumata.com adresinden inceleyebilirsiniz.