2016 Ekim sayısında Mistik Dans, Pozitif Dergisi'ne konuk oldu.

Aşağıda, röportajın tam metinini bulabilirsiniz ancak bir elinize dergiyi, bir elinize çayınızı alırsanız keyfiniz bambaşka olacak :)

 

Mistik Dans nedir?
Mistik; gizemli, sırlarla dolu olan demek. Bu ifade, dans ile birleşince, kendi sırlarına dans aracılığıyla eriştiğin, özünü keşfettiğin bir hale dönüşüyor. Tüm gizemli şeylerde olduğu gibi bunu akılla anlamak ya da kelimelerle anlatmak yetersiz kalıyor. Deneyimledikçe herkes kendi hislerini yaşıyor, sezgilerini uyandırıyor. Sonuç olarak en basit ifadeyle Mistik Dans, kendini, dişiliğini, bedenini keşfettiğin bir yöntem. 

Mistik Dans nasıl bir dans? Biraz bahsedebilir misiniz?
Çok keyifli, oyuncu, yaratıcı, teslimiyetçi, rahatlatıcı, renkli, farkındalık dolu, dişil enerjili, bol keşifli… Daha pek çok şey sayabilirim :D

Neden Mistik Dans çünkü Mistik Dans’ta kendimizle, özümüzle buluşuyoruz. Unuttuğumuz, derinlere gömdüğümüz yanlarımızı hatırlıyor, belki de henüz hiç tanışmadığımız yanlarımızla tanışıyoruz. Aslında Mistik Dans sırasında kendimizle aşk yaşıyoruz. Duyularımızı canlandırıyor, bedenimizi gevşetiyor, kalplerimizi sevgiye, rahimlerimizi yaratıcılığa açıyoruz. Zihinden bedene, bedenden ruha dönüyoruz. Deneyimimizi derinleştirebilmek için aynı zamanda çeşitli araçlar (simler, tüller, mumlar, vs), semboller, ritüeller, meditasyonlar kullanıyoruz. Teslimiyeti deneyimlemeye, eril ve dişil dengemizi kurmaya başlıyoruz.

Dans bana göre önemli bir terapi yöntemi. Mistik Dans’ta da içimize dönüyor ve kendimizi, duygularımızı içimizden dışımıza doğru, dansla ifade ediyoruz.

Mistik dans ile tanışmanız ne zaman ve nasıl oldu?
Dansa ilgim olması ve kadınlara yönelik bir şifa çalışması olması sebebiyle, bundan 8-9 yıl önce abim Hakan Arabacıoğlu'nun bana gönderdiği bir mail sayesinde tanıştım Mistik Dans’la. Mistik Dans’ın yaratıcısı Monika Nataraj’ın İstanbul’da iki günlük bir hafta sonu workshop’ı vardı. Büyük bir heyecanla katıldığım çalışmasından ve Monika’dan çok etkilendim. Kalbime dokunan bu çalışmadan birkaç yıl sonra Monika’nın Tayland’da ilk kez açtığı 6 haftalık Mistik Dans Eğitmenlik Eğitimi’ne, ardından Hindistan’da Lorraine Taylor ile birlikte yürüttüğü Mistik Yogini Eğitmenlik Eğitimi’ne katıldım. Monika her sene Türkiye’ye gelmeye ve 2011 yılında açtığım Koza Dönüşüm ve Özgürleşme Merkezi’nde de workshopl’lar vermeye devam ediyor.

Sizi etkileyen bu dansın sizde yarattığı duygular için neler söylemek istersiniz?
Monika’nın ilk workshop’ından çıktığımda, İstiklal Caddesi’nde yürürken ışıldadığımı ve sanki herkesin bana baktığını hissettim. Bu müthiş bir duyguydu. İçindeki senin ışıltısını dışarıya yaymak ve bunun fark edilmesi. Gerçek sen ile temas etmek. Kadınlığını, dişiliğini, kendi potansiyelini, özünü hatırlamak… İçimde büyük bir coşku, mutluluk ve keyif vardı. Halen de gerek Monika’yla buluşmalarımızda gerekse kendi yaptığım çalışmalarda tüm bu duygularla birlikte içimde huzur ve şükran duyguları uyanıyor. Fark ettiklerim sayesinde hayatım değişiyor, güzelleşiyor.

Monika Nataraj'dan bahsedersek ilk ders tecrübenizde neler hissettiniz?
Monika, benim için enerjisi inanılmaz yüksek, ışık dolu ve çok yumuşak bir eğitmen. Kendin olmana alan açan, çeşitli yöntemler ve araçlarla arzu ettiklerini ortaya çıkartmana, kalbini açmana, tuttuklarını bırakmana, dönüşümünü gerçekleştirmene yardımcı olan bir aracı. Katıldığım ilk workshop’ta kendimle yüzleştiğim yanlarım oldu. Fark ettiklerimi gördükçe şaşırdım. Kendimi ve ışıltımı unuttuğumu anladığımda üzüldüm. Derinlerdeki ben ile yeniden karşılaşınca sevindim. Korkularım, kızgınlıklarım, hüzünler, keşkeler, onlarla da tanıştım. Bana benim farklı yanlarımı, bendeki güzellikleri gösteren, bana ayna olan kadınlarla birlikte yeniden canlanmaya başladım. İçimdeki enerjiyi uyandırdıkça mutlu oldum, sevindim, şükran ve coşkuyla doldum. Ağlamalı, gülmeli, göbek atmalı, kimi zaman ateş ve toprak enerjisiyle yüksek ritimli danslar, kimi zaman daha yumuşak, hava ve su elementleri ile bedeni yumuşatan danslar vardı. Yalnızca kadınların bulunduğu bir ortamda farklı kadınları ve kadınlığın farklı yanları ile buluşmak keyifli ve öğreticiydi.

Sonuç itibariyle insan bu tip çalışmaların içinde halden hale girebiliyor. Herkes aynısını deneyimleyecek diye bir şey yok. Kendini rahat bırakabildikçe, her halini kabul ettikçe daha da doğallaşıyor, geçek sen oluyorsun. İçinde olduğun halden, yaşadığın andan keyif almaya başlıyorsun.

Mistik Dans’ın dişi potansiyelimizi kucakladığını ve kendi güzelliğimizi keşfetmemizi sağladığını belirtiyorsunuz. Ne gibi farklılıklar sağlıyor?
Bedenimizi, duygularımızı, dişil yanlarımızı fark etmemizi sağlıyor. Unuttuğumuz, bastırdığımız belki de hiç bilmediğimiz yanlarımızı ortaya çıkartmamızı sağlıyor. Dişiliğin yalnızca dış görünüşle, seksapelle alakalı olmadığını fark ettiriyor. İçimizdeki şefkati uyandırmayı, kalbimizi daha çok sevgiye, rahmimizi daha çok yaratıcılığa açmamızı sağlıyor. Rahatlamayı, anda olana dönmeyi sağlıyor.
İnsanı zihinden bedene ve ordan ruha, eril yandan dişille olan bağlantıya geçiriyor. Yapma halinden olma haline ve bu ikisinin dengesini kurmaya yöneliyorsun. Gerçekten kalbinin derinliklerinde, özünde ne arzuladığını fark ediyorsun. Duygularının, hislerinin senin bir parçan olduğunu kabul ediyor ve ifade etmeyi hatırlıyorsun. Kendinle kopmuş olan bağlarını yeniden bulup güçlendiriyorsun ve bunun mutluluğu, huzuruyla ışıldamaya başlıyorsun. Bu ışıltı yaşamına ve etrafına yayılmaya başlıyor.

Bu dans sayesinde dişi olmayı daha çok sevdiğimiz doğru mu?
Evet kesinlikle! :) Dişil yanımızı yeniden hatırlayıp ondan keyif almayı deneyimledikçe dişi olmayı daha çok sevdiğimiz doğru. Sadece 'olma' haline izin vermek, bizi o kadar rahatlatan bir şey ki. Özellikle İstanbul'da, büyük şehrin koşturmacasında kendimize büyük beklentiler koyduğumuzda, mükemmel olmaya çalıştığımız, şekilciliği önemseyerek aslında olmadığımız bir ben yaratıyoruz.

Yıllarca kurumsal şirkette, erkek egemen bir ortamda çalışırken iyice bastırdığım, kapattığım, göstermekten ve görmekten kaçtığım dişil yanımı, özellikle Mistik Dans’la yeniden keşfetmeye başladım. İçimdeki ışıltıyı, potansiyeli ortaya çıkartmayı. Bedenimizde sağ ve sol yanlarımız sırasıyla eril ve dişil yanlarımızı temsil ediyor. Bu iki tarafın dengesini oturtmak tüm yaşamımızda dengeli, mutlu ve huzurlu olmayı sağlıyor.

Ya da kendimizi daha seksi mi hissediyoruz?
Onu da hissedebiliriz elbette. Özellikle toplumumuzda bu en çok bastırılan, yozlaştırılan alanlardan. Medyanın  seksi görünmek ile ilgili bizlere aşıladıkları var: topuklu ayakkabı veya dekolte giymek, kırmızı ruj sürmek gibi… Mistik Dans ile kendi doğamıza ve doğallığımıza dönüyoruz. Bu elbette bir süreç. Bu sürecin içinde kendi seksapelimizin farkına varmamız ve doğal güzelliğin asıl olan cazibe olduğunu anlamamız mümkün.

Ruhun özgürleşmesi ile dişi enerjinin birleşmesi sayesinde ortaya çıkan duyguyu nasıl tanımlarsınız?
Bu bir oluş hali, bunu kelimelerle tanımlamak gerçekten zor. Herkes kendine göre farklı bir şekilde ifade edebilir. Benim için yok olma, zamanın ve mekanın içinde kaybolma, tüm varlığının evrenle, bütün varoluşla bir olduğunu hissetme, olabildiğince büyük bir genişleme hissi.

Kaç ders sonunda alışkanlıklarımızı ve ezber kalıpları bir kenara bırakıp ruhumuzun feminen yanını ortaya çıkartabilir, daha dişi bir hale gelebiliriz?
Bunun bir kuralı olmadığı için şu kadar derste olur diye bir tanımı da bana göre yok. Her derste, her çalışmada farklı bir yanını keşfedip kendini açabilirsin. Aynı uygulamayı bile yapıyor olsan bir sonraki seferinde daha derin bir açılım yaşayabilirsin. Bu tamamen insanın kendini ne kadar açtığı, zihinden uzaklaşıp kendini rahat bırakabildiği ile ilgili. Dönüşüme ve şifaya niyet etmekle ilgili.

'Ben dans edemem' diyenler için dersin şeklinden biraz bahsedebilir misiniz?
Herkes kendi bedeninin ve zihninin izin verdiği ölçüde dans edebilir. Mistik Dans’ta bir kural bir kalıp yok, ruhunun özgürce dansı da burada ortaya çıkıyor. Başlangıçta keyifli bir tanışma, bizi iç yolculuğumuza hazırlayan ritüeller ve niyet sonrasında, yaptığımız ısınma egzersizleri ile kadın ve dişiliğin kutsal sembollerinden olan çember ve sonsuzluk işaretlerini deneyimliyoruz bedenimizde. Daha yılansı ve su gibi akışları deneyimliyoruz. Bunlar, daha yumuşak akışa ve rahatlamaya, uyanışa doğru açıyor bizi. Sonrasında da o derse özgü bir tema belirlenmişse, o doğrultuda çeşitli uygulamalar yapıyoruz. Bazen tüller, mumlar, mistik objeler, elementler, rehberlik kartları gibi araçlar kullanarak bu uygulamaları besliyoruz.

Bundan yıllar önceki ilk workshop’ıma katılan bir katılımcının “Böyle dans etmek için iki kadeh bir şey içmem gerektiğini düşünüyordum, aslında hiç gerek yokmuş” demesi, dans edemem diyen birinin ruh halini güzel tanımlıyor sanırım :)

Derse nasıl gelmeliyiz? Rahat kıyafetlerin dışında nelerle desteklemeliyiz?
Hareketi engellemeyecek ya da zihni meşgul etmeyecek rahatlıkta kıyafetler giyilmesi dans ederken kıyafete takılmamak açısından bence önemli  Onun dışında uzun ve geniş etekler hoş ve feminen bir hava katıyor. Kendinizi dişi hissedeceğiniz herhangi bir kıyafet ya da aksesuar da sizi desteklemesi açısından faydalı olabiliyor, yaratıcılık size kalmış :D (seksi bir iç çamaşırı, bilezik, yüzük, saça iliştirilen bir çiçek, Shakira kemeri vb. her şeyi kullanabilirsiniz.)

Katılımcıların ders öncesindeki ve sonrasındaki duygu değişimi genelde nasıl oluyor?
Katılımcılar dersten önce meraklı, heyecanlı, bazen gergin ve endişeli, daha çok zihinde bir halde olabiliyorlar. Ders bittikten sonra ise rahatlamış, gevşemiş, kendisiyle bütünleşmiş, duygularıyla buluşmuş, halden hale geçmiş, çeşitli farkındalıklar yaşamış, aşk dolu bir halde olabiliyorlar.

Ders sonunda ilk söyledikleri kelime ne oluyor?
Huzur, bütünlük, birlik, aşk, sevgi, mutluluk, heyecan, güzellik, coşku gibi kelimeler dökülüyor kalplerden.

'Dans etmek için elinizi kalbinize koyun ve ruhunuzun sesini dinleyin.' Eugene Louis Faccuito dediği gibi ruhumuza Mistik Dans’ın faydasının devam etmesi için neler yapmalıyız?
Evde müziğinizi açıp kendinizi içinizden gelene bırakın ve dans edin :) İhtiyaçlarınızı dinleyin, sezgilerinizi açın ve hissedin. Yaşamınızı dans edin. Yaşamla dans edin :)

Mistik Dans yapmak isteyenler size nasıl ulaşabilir? Etkinliklerinizi nerelerde yapıyorsunuz?
Etkinlikleri kendi merkezim olan Koza Dönüşüm ve Özgürleşme Merkezi ile çeşitli kişisel gelişim, Yoga ya da kadın farkındalık merkezlerinde gerçekleştiriyorum. Kadınlara yönelik kurumsal etkinlik talep edenler ile özel organizasyonlar da yapabiliyoruz. Katılmak isteyenler etkinlikleri www.mistikdans.com sitesinden takip edebilirler. Dişiliğini, kendini keşfetmek isteyen, dansı seven tüm kadınlar, gelin birlikte dans edelim. ;)